Makine Sanayisi Zorlanıyor: Rekabet İçin Acil Adım Şart
Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı Fatih İğrek, Türk makine sektörünün küresel rekabet gücünün sürdürülebilmesi için doğru sanayi, ticaret ve finansman politikalarının kritik rol oynadığını vurguladı.
İhracatta Değer Artışı, Miktarda Gerileme
İğrek’e göre 2025 yılında makine sektöründe ihracatın değer bazında artış göstermesi önemli bir kazanım olsa da, miktar bazındaki düşüş sektörün yapısal kırılganlıklarını ortaya koydu. Kilogram başına ihracat birim fiyatının tarihi zirveye ulaşması, daha yüksek katma değerli ve mühendislik yoğun ürünlere yönelimin göstergesi oldu.
Ancak bu artışın büyük ölçüde üreticilerin kâr marjlarından fedakârlık ederek sağlandığına dikkat çeken İğrek, artan maliyetlerin fiyatlara yansıtılamamasının sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Yüksek Maliyet ve İthalat Baskısı Sektörü Zorluyor
Makine sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli sorunlar arasında yüksek girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve ithalat baskısı öne çıkıyor. Özellikle düşük fiyatlı ithalatın yarattığı haksız rekabetin sektörü ciddi şekilde etkilediğini ifade eden İğrek, bu durumun uzun vadede sanayisizleşme riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekti.
2026 İçin Öncelikli Beklentiler
MİB Başkanı İğrek, 2026 yılı için sektörün temel beklentilerini şu şekilde sıraladı:
• İthalat denetimlerinin güçlendirilmesi
• Piyasa gözetimi ve denetiminin etkinleştirilmesi
• Ticaret politikası araçlarının veri odaklı ve seçici kullanımı
• Yerli üretimi destekleyen kamu alım politikalarının güçlendirilmesi
Bu adımların, yerli üreticinin rekabet gücünü koruyarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağı ifade edildi.
Finansman ve Teşvik Yapısı Yeniden Kurgulanmalı
Yüksek faiz ortamının özellikle KOBİ ölçekli makine üreticileri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten İğrek, birçok firmanın yatırım kararlarını ertelemek zorunda kaldığını dile getirdi.
Mevcut teşvik sisteminin ağırlıklı olarak “yüksek teknoloji” odaklı kurgulanmasının, geniş istihdam yaratan sektörlerde verimlilik ve teknoloji yatırımlarını sınırladığına dikkat çekerek, makine imalatını merkeze alan uzun vadeli ve rekabetçi finansman modellerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
AB ile İlişkiler ve Küresel Entegrasyon Kritik
İğrek, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları ve serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye için kritik bir eşik oluşturduğunu belirterek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin sektör açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
Türk makine sektörünün küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için uluslararası entegrasyonun artırılması gerektiği vurgulandı.
Sonuç: Doğru Politikalarla Güçlü Bir Sanayi Mümkün
Fatih İğrek’in değerlendirmeleri, Türk makine sektörünün yüksek katma değerli üretime yönelerek önemli bir dönüşüm içinde olduğunu ortaya koyarken; sürdürülebilir rekabet gücü için doğru politika setlerinin hayata geçirilmesinin zorunluluğunu net şekilde ortaya koyuyor.
Makine sanayisinin geleceği; finansman erişimi, yerli üretimin korunması, ithalat politikalarının dengelenmesi ve uluslararası entegrasyonun güçlendirilmesine bağlı olarak şekillenecek.




