Türkiye Otomotiv Sanayii 2026’ya Dalgalı Başladı
Üretim ve İhracatta Gerileme, İç Pazarda Kısmi Canlanma
Mehmet Can Pelit - 17 Nisan 2026 İSTANBUL
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından yayımlanan Mart 2026 dönemine ilişkin aylık değerlendirme raporu, Türkiye otomotiv sanayiinin yılın ilk çeyreğine üretim ve ihracatta daralma, buna karşılık iç pazarda sınırlı toparlanma ile başladığını ortaya koydu.
Üretimde Düşüş Dikkat Çekti
2026 yılının ilk aylarında otomotiv üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla gerileme gösterdi. Özellikle otomobil üretiminde çift haneli düşüş dikkat çekerken, ticari araç grubunda daha dengeli bir görünüm izlendi.
Yılın ilk iki aylık verilerine göre toplam üretim yaklaşık %2 oranında azalırken, otomobil üretimindeki düşüş %15 seviyelerine ulaştı.
Bu tablo, küresel talepteki yavaşlama ve Avrupa pazarındaki daralmanın üretim üzerindeki etkisini açık şekilde ortaya koyuyor.
İhracatta Gerileme Sürüyor
Türkiye otomotiv sanayii, ihracat tarafında da zorlu bir dönemden geçiyor.
2026 yılı başında otomotiv ihracatı adet bazında düşüş gösterirken, özellikle otomobil ihracatındaki daralma sektörde baskı oluşturmaya devam etti. Ocak ayında toplam ihracat %17 gerilerken, otomobil ihracatında bu oran %28’e kadar çıktı.
Bununla birlikte sektör, Türkiye ihracatındaki lider konumunu korumayı sürdürüyor.
İç Pazarda Yerli Araç Etkisi
Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise iç pazardaki hareketlilik oldu.
2026 yılı itibarıyla Türkiye otomotiv pazarında toplam satışlar artış eğilimi gösterirken, özellikle yerli araç satışlarının yükselmesi dikkat çekti. Aynı dönemde ithal araçların payı gerilerken, yerli üretimin pazardaki etkisi güçlendi.
Bu gelişme, iç talep dinamiklerinin üretim tarafındaki daralmayı kısmen dengelediğini gösteriyor.
Kapasite Kullanımı ve Küresel Etkiler
OSD verilerine göre otomotiv sanayiinde kapasite kullanım oranları da baskı altında kalmaya devam ediyor.
Küresel tedarik zinciri sorunları, Avrupa pazarındaki talep değişimi ve ekonomik belirsizlikler, üretim planlamalarını doğrudan etkileyen ana faktörler arasında yer alıyor.
2026 İçin Beklenti: Dengelenme Süreci
Sektör temsilcileri, 2026 yılı genelinde üretim ve ihracat performansının 2025 yılına benzer bir seyir izleyebileceğini öngörüyor.
Ancak özellikle Avrupa Birliği pazarındaki regülasyonlar, teşvik mekanizmaları ve elektrikli araç dönüşümü süreci, Türkiye otomotiv sanayii açısından kritik belirleyiciler olmaya devam edecek.
Türkiye otomotiv sanayii, güçlü üretim altyapısı ve ihracat kabiliyeti ile küresel rekabette önemli bir konumda yer almaya devam ediyor. Ancak 2026 yılı itibarıyla sektörün karşı karşıya olduğu temel gerçeklik;
“yüksek rekabet + değişen talep + dönüşen teknoloji” üçgeninde yeniden konumlanma zorunluluğu” olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki süreçte özellikle:
- Elektrifikasyon yatırımları
- Yerli üretim oranının artırılması
- Avrupa pazarına uyum stratejileri
sektörün yönünü belirleyecek kritik başlıklar olacak.




